Bu Yazıdan Öğrenecekleriniz
- İtalya'nın Sismabonus programı, deprem güçlendirme harcamasının %36–50'sini vergiden düşürüyor; harcama tavanı katastral birim başına 96.000 €.
- Japonya, 1995 Kobe depreminin ardından çıkardığı teşvik yasasıyla konut stokunun sismik uygunluk oranını 2023 itibarıyla %90'a taşıdı; 2030 hedefi %95.
- Tokyo yönetimi, riskli apartmanlarda güçlendirme maliyetinin yarısını — 17,5 milyon yene kadar — doğrudan sübvansiyonla karşılıyor.
- Türkiye'de 6306 sayılı Kanun kapsamında faiz destekli güçlendirme kredisi var; ancak teşvikin asıl ağırlığı hâlâ yıkıp yeniden yapmada.
- Üç ülkenin ortak dersi, hızlı ve bina boşaltılmadan uygulanabilen güçlendirme yöntemlerinin kazandığı — karbon fiber sistemler tam da bu yüzden öne çıkıyor.

6 Şubat 2023 depremlerinden beri sahada en sık duyduğumuz soru teknik değil, finansal: "Devlet güçlendirme için ne veriyor?" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamasına göre Türkiye'de 6 milyon bağımsız bölüm risk altında ve bunun 2 milyonu acil dönüşüm bekliyor. Bu ölçekte bir stok, ne tek başına devlet bütçesiyle ne de tek başına vatandaşın cebiyle dönüştürülebilir. İkisinin akıllıca birleştirilmesi gerekiyor — yani teşvik tasarımı.
İyi haber şu: bu problemi bizden önce yaşayan ülkeler var. İtalya, güçlendirme harcamasını vergi indirimine çeviren Sismabonus'u on yıldır işletiyor. Japonya, 1995 Kobe depreminden sonra kurduğu yasa + sübvansiyon + vergi indirimi üçlüsüyle eski bina sorununu bir kuşakta yönetilebilir boyuta indirdi. İkisi de mükemmel değil; ikisinden de öğrenilecek çok şey var.
Bu yazıda iki ülkenin modelini resmî kaynaklardaki güncel rakamlarla anlatıyor, Türkiye'deki desteklerle yan yana koyuyor ve 15 yılı aşkın saha deneyimimizle "bizim için ne anlama geliyor" sorusuna cevap arıyoruz. Serinin ilk yazısında ABD'nin zorunlu güçlendirme programlarını ele almıştık; bu kez mesele yaptırım değil, para.
Neden İtalya ve Japonya?
İkisi de bizim gibi aktif deprem kuşağında oturuyor. İtalyan Jeofizik ve Volkanoloji Enstitüsü'nün (INGV) sınıflandırmasına göre İtalya'da 3.000'i aşkın belediye orta-yüksek sismik risk bölgesinde yer alıyor; 2009 L'Aquila ve 2016 Amatrice depremleri, tıpkı bizde olduğu gibi, mevzuatı sarsarak şekillendirdi. Japonya ise dünyanın en aktif fay sistemlerinden birinin üzerinde ve deprem mühendisliğinin küresel referans ülkesi.
Daha önemlisi şu: iki ülke de "eski binaları ne yapacağız" sorusuna yıkımdan önce güçlendirmeyle cevap verdi. Türkiye'de kentsel dönüşüm tartışması çoğunlukla yık-yap ekseninde dönerken, İtalya ve Japonya mevcut yapıyı yerinde iyileştirmeyi finansal olarak cazip hâle getiren sistemler kurdu. Nasıl kurduklarına sırayla bakalım.
İtalya Modeli: Sismabonus Nedir?
Sismabonus, İtalya'da mevcut binalarda deprem riskini azaltan güçlendirme harcamalarının belirli bir yüzdesinin gelir vergisinden düşülmesini sağlayan devlet teşvikidir. 2013 tarihli 63 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kuruldu, 2017'de bugünkü yapısına kavuştu. İndirim, katastral birim başına 96.000 €'luk harcama tavanına kadar uygulanır ve yıllara yayılan eşit taksitler hâlinde kullanılır.
Buradaki kritik kelime "katastral birim": apartmanın tamamı değil, her bağımsız bölüm kendi 96.000 €'luk tavanına sahip. 20 daireli bir apartmanda teorik tavan yaklaşık 2 milyon €'ya çıkıyor. Ortak karar alabilen site yönetimleri için ciddi bir kaldıraç.
2026'da Kim Yüzde Kaç İndirim Alıyor?
Oranlar yıllara ve konut tipine göre kademeli olarak düşüyor. Agenzia delle Entrate (İtalyan Gelir İdaresi) verilerine göre güncel tablo şöyle:
| Dönem | Ana konut (prima casa) | Diğer konut ve binalar |
|---|---|---|
| 2017–2024 | %50–85 (risk sınıfı atlamaya göre) | %50–85 |
| 2025–2026 | %50 | %36 |
| 2027 ve sonrası | %36 | %30 |
Bu rakamlar sahada ne anlama geliyor? Ana konutunu 2026'da güçlendiren bir İtalyan, 80.000 €'luk işin 40.000 €'sunu vergisinden düşüyor. Aynı işi 2027'ye ertelerse indirim yalnızca 28.800 €. Oranların açıklanmış bir takvimle düşmesi bilinçli bir tasarım: "erken davranan daha çok kazanır" mesajı, ertelemeyi cezalandırıyor. İtalyan güçlendirme sektörünün bu takvimi pazarlama diline çevirmesi de tesadüf değil — her bütçe yasası dönemi, firmaların "son fırsat" içerikleriyle talep dalgası yaratıyor.
Bir not: yıkıp depreme dayanıklı yeniden yapılan binaların alıcısına indirim sağlayan "Sismabonus Acquisti" kolu Aralık 2024'te sona erdi. Süre dolmadan önceki çeyrekte İtalya'da yeni konut satışları gözle görülür biçimde sıçradı. Teşvik takvimleri davranışı gerçekten yönlendiriyor.
Teşvik Kanıta Bağlı: Risk Sınıfı Sistemi
Sismabonus'un bizce en öğretici tarafı oranların keyfî olmaması. İtalya, binaları A+'dan (en düşük risk) G'ye (en yüksek risk) uzanan sekiz sismik risk sınıfına ayırıyor. Sınıf, iki mühendislik parametresiyle belirleniyor: IS-V (can güvenliği sınır durumunda kapasite/talep oranı — TBDY'deki performans değerlendirmesinin akrabası) ve PAM (binanın ömrü boyunca beklenen yıllık ortalama deprem kaybı).

Sistemin işleyişi net. Yetkili mühendis, güçlendirme öncesi ve sonrası risk sınıfını hesaplayıp resmî beyanla (asseverazione) onaylıyor. 2017–2024 döneminde bir sınıf atlatan projeler %70–75, iki sınıf atlatanlar %80–85 indirim alıyordu. Yani devlet, "bir şeyler yaptım" beyanına değil, ölçülebilir risk azaltımına para ödüyordu.
Türkiye'de güçlendirme projeleri TBDY 2018 Bölüm 15'e göre zaten performans analizi gerektiriyor; eksik olan, bu analizin sonucunu teşvik oranına bağlayan mekanizma. Altyapı mühendislik tarafında hazır — İtalya bunun finansmanla nasıl evlendirileceğini gösteriyor.
%110 Dersi: Aşırı Teşvik Geri Tepti
Madalyonun öbür yüzü de var. Pandemi döneminde İtalya, Supersismabonus adıyla oranı %110'a çıkardı: devlet, güçlendirme maliyetinin tamamından fazlasını üstlendi. Sonuç? Talep patladı, ama fiyatlar da patladı; program kamu bütçesine beklenenin çok üzerinde yük getirdi ve 2021 sonundan itibaren kademeli olarak geri çekildi. Bugünkü %36–50 bandı, o dönemin düzeltmesi.
Ders açık: teşvik, maliyetin tamamını karşıladığında fiyat disiplinini de öldürüyor. Sahibinin cebinden tek kuruş çıkmayan işte pazarlık yapan kalmıyor. Sürdürülebilir model, maliyeti paylaştıran model — bunu Japonya örneğinde daha da net göreceğiz.
Japonya Modeli: Yasa, Sübvansiyon ve 30 Yıllık Sabır
Kobe 1995: Ölümlerin %89'u Binalardan
17 Ocak 1995 sabahı 05:46'da Kobe'yi vuran depremde 5.500'ü aşkın insan hayatını kaybetti, 100.000'den fazla bina çöktü. Sonrasında yapılan epidemiyolojik çalışma, ölümlerin %89'unun bina çökmesinden kaynaklandığını ortaya koydu. Deprem insanları değil, binalar öldürmüştü — hem de çoğunu uykusunda.
Asıl çarpıcı veri, hasarın yaşa göre dağılımı. Japonya 1981'de bina standartlarını köklü biçimde yenilemişti (yeni standart "shin-taishin", eskisi "kyu-taishin" diye anılır). Kobe'de 1981 öncesi betonarme okul binalarının %12'si çöktü ya da ağır hasar aldı; 1981 sonrası yapılanlarda bu oran sıfırdı. Tek bir yönetmelik revizyonunun kanıtı, iki bina grubunun arasındaki bu uçurumdu.
Japon devleti bu veriden bugün bizim de kullandığımız stratejiyi çıkardı: sorun yeni binalar değil, 1981 öncesi stok. Teşvik sistemi cerrahi biçimde o stoka nişanlandı.
Güçlendirmeyi Teşvik Yasası ve 2013 Dönüm Noktası
Depremden aylar sonra, aynı yıl içinde Güçlendirmeyi Teşvik Yasası (耐震改修促進法) çıktı. Yasa, sismik tanı — binanın mevcut deprem performansının ölçülmesi — ve güçlendirmeyi ulusal politika hâline getirdi; 2006 ve 2013'te iki kez güçlendirildi.

2013 revizyonu kritik eşik. O tarihe kadar sistem büyük ölçüde gönüllülüğe dayanıyordu; 2013'te çok sayıda insanın kullandığı büyük binalar için sismik tanı zorunlu hâle geldi ve sonuçların ilanı şartı getirildi. Oteliniz, hastaneniz, AVM'niz riskli çıktıysa bu bilgi kamuya açık. Piyasa baskısı, cezadan daha etkili bir motivasyon olarak devreye girdi.
Sonuçlar ölçülebilir. Japonya'nın güçlendirme mevzuatını inceleyen akademik değerlendirmeye göre, 1981 öncesi inşa edilmiş yaklaşık 85.000 devlet okulu binasının neredeyse tamamı güçlendirildi ya da yenilendi. Konut tarafında sismik uygunluk oranı 2008'de %79 iken 2023'te %90'a ulaştı; hükümetin hedefi 2030'da %95. Otuz yıllık kesintisiz bir program bu — üç seçim dönemi değil, bir kuşak.
Eksiksiz de değil: aynı incelemenin aktardığı 2018 tarihli hükümet raporuna göre çok sayıda insan barındıran yaklaşık 50.000 özel bina hâlâ yetersiz sismik dirençte. Zorunluluk tanıda bitiyor; güçlendirmenin kendisi hâlâ mülk sahibinin kararı. Japonya'nın çözümü, o kararı kolaylaştıran para.
Tokyo Örneği: Tanıdan İnşaata Kademeli Destek
Sübvansiyonların omurgası yerel yönetimlerde. Tokyo Büyükşehir Yönetimi, 1981 öncesi standartlarla yapılmış ve zemin katı zayıf (piloti tipi) apartmanlarda güçlendirme tasarım ve inşaat maliyetinin yarısını, 17,5 milyon yene (kabaca 130 bin USD) kadar karşılıyor. Uygunluk kriteri yine mühendislik verisi: alt katların Is değeri (yapısal sismik performans indeksi) 0,4'ün altındaysa bina hedef grupta.
Sistemin zekâsı kademelenmesinde. İlk adım olan sismik tanı birçok ilçede ücretsiz ya da yüksek oranda sübvansiyonlu; mal sahibi "binam gerçekten riskli mi" sorusunun cevabını bedavaya yakın alıyor. Tanı riskli çıkarsa güçlendirme projesi ve inşaat için ayrı destek kalemleri devreye giriyor; uygun projelere gelir vergisi ve emlak vergisi indirimi de tanınmış durumda. Tokyo ayrıca 2000 öncesi yapılmış 200.000 düşük dirençli ahşap ev için ayrı bir program yürütüyor ve acil ulaşım yolları üzerindeki binalara — çökerlerse tahliye koridorunu kapatacakları için — özel zorunluluk ve destek uyguluyor.
Fark ettiyseniz zincirde boşluk yok.
Tanı ücretsiz, proje destekli, inşaat destekli, vergi indirimli. Türkiye'de ise zincirin daha ilk halkası olan riskli yapı tespitinin masrafı mal sahibine ait.
Türkiye'nin Tablosu: Kredi Var, Öncelik Yık-Yap
Türkiye'nin araç seti aslında sanılandan geniş. 6306 sayılı Kanun kapsamında güçlendirme için bağımsız bölüm başına faiz destekli kredi kullanılabiliyor: Bakanlığın güncel uygulama kılavuzunda üst limit 240.000 TL olarak yer alıyor (6 Şubat 2023 sonrası açıklanan destek paketinde bu limit 320.000 TL'ye çıkarılmıştı; limitler dönemsel olarak güncelleniyor, başvuru öncesi Bakanlıktan teyit edin). Krediye aylık %0,50 devlet faiz desteği işliyor, vade 180 aya kadar uzuyor ve ilk 12 ay geri ödemesiz. Dönüşüm sürecinde kira yardımı (İstanbul'da aylık 8.000 TL) ve 125.000 TL taşınma desteği de var. Üstüne, 6306 kapsamındaki işlemlerde damga vergisi ve noter harcı muafiyeti gibi küçük ama toplamda hissedilir kalemler ekleniyor. Sürecin hukuki adımlarını riskli yapı tespitinden güçlendirmeye yasal süreç rehberimizde adım adım anlattık.
Peki sorun ne? Ağırlık merkezi. 31 Aralık 2026'ya kadar süren "Yarısı Bizden" kampanyası konut başına 875.000 TL hibe + 875.000 TL kredi + 125.000 TL taşınma desteğiyle toplam 1.875.000 TL sunuyor — ama yalnızca yıkıp yeniden yapana. Güçlendirme bu kampanyanın kapsamı dışında. Yıkıma 1,9 milyon TL'ye varan paket, güçlendirmeye 240 bin TL kredi: teşvik mimarisi tercihi baştan yapmış durumda.
Oysa mühendislik açısından her riskli bina yıkım gerektirmiyor; performans analizi sonucu güçlendirmeyle hedef performansa ulaşabilen çok sayıda yapı var. Maliyet tarafında da güçlendirme çoğu senaryoda yeniden yapımın belirgin altında kalıyor. Teşvik dengesizliği, teknik olarak güçlendirilebilir binaları yıkım kuyruğuna sokuyor.
Sahadan not: Geçen yıl Kocaeli'de 12 daireli bir sitenin kat malikleri toplantısına teknik sunum için çağrıldık. Performans analizi binanın kolon sargılama ve perde ilavesiyle güçlendirilebileceğini gösteriyordu; buna rağmen yönetim yıkım kararına gidiyordu, çünkü "devlet sadece yıkana destek veriyor" diye biliyorlardı. Faiz destekli güçlendirme kredisini duyan tek kişi yoktu. Karar güçlendirmeye döndü ama bu bilgi eksikliği süreci beş ay uzattı. Teşvikin varlığı yetmiyor; bilinirliği de teşvikin parçası.
Binanız için hangi güçlendirme yönteminin ne kadar malzeme gerektirdiğini birkaç dakikada görün.
Hesaplayıcıyı AçÜç Model Yan Yana
Aynı sorunun üç farklı cevabını tek tabloda görmek, farkın nerede olduğunu en hızlı anlatan yol:
| İtalya | Japonya | Türkiye | |
|---|---|---|---|
| Ana araç | Vergi indirimi (Sismabonus) | Sübvansiyon + vergi indirimi + zorunlu tanı | Faiz destekli kredi |
| Oran / tutar | Harcamanın %36–50'si (2026) | İnşaat maliyetinin ~1/2'si; Tokyo'da 17,5 milyon yene kadar | Bağımsız bölüm başına 240.000 TL'ye kadar kredi |
| Tavan mantığı | Katastral birim başına 96.000 € | Programa göre değişen tavan | Bağımsız bölüm başına sabit limit |
| Performans şartı | Risk sınıfı hesabı + resmî beyan (asseverazione) | Is indeksi, sismik tanı raporu | TBDY 2018 Bölüm 15 performans analizi |
| Zorunluluk ayağı | Yok (gönüllü) | Büyük binalarda zorunlu tanı + sonuç ilanı | Riskli yapı tespiti sonrası süreç |
| Güçlendirme / yıkım dengesi | Güçlendirme merkezde | Güçlendirme merkezde | Ağırlık yık-yapta |
| Sonuç göstergesi | Sektörleşmiş güçlendirme pazarı | Konutta %79 → %90 uygunluk (2008–2023) | Merkezî güçlendirme istatistiği yayınlanmıyor |
Tablodaki en düşündürücü satır sonuncusu. İtalya her müdahaleyi ulusal risk sınıfı platformuna kaydediyor, Japonya uygunluk oranını beş yılda bir ölçüp hedef revize ediyor. Türkiye'de ise yılda kaç bina güçlendirildiğine dair merkezî bir istatistik bulamıyorsunuz — biz de bu yazı için aradık, yok. Ölçülmeyen şey yönetilemiyor.
Üç Modelden Türkiye İçin Beş Çıkarım
Bir konuya dikkat çekmek istiyorum: aşağıdakiler siyasi öneri değil, iki ülkenin verisinden okunan mühendislik ve piyasa dersleri.
- Güçlendirme, yıkımla eşit statü istiyor. İtalya'da vergi indirimi güçlendirmeyi merkeze koyuyor; Japonya'da sübvansiyonların tamamı mevcut yapıyı iyileştirmeye akıyor. Türkiye'de ise güçlendirmeye ayrılan kredi limiti, yık-yap paketinin yaklaşık sekizde birinde kalıyor — bu dengesizlik, teknik olarak kurtarılabilir binaları kâğıt üstünde "ekonomik ömrünü doldurmuş" gösteriyor.
- Teşvik, ölçülebilir performansa bağlanmalı. İtalya'nın risk sınıfı atlama sistemi, parayı beyana değil kanıta ödüyor. TBDY 2018'in performans değerlendirme altyapısı buna hazır; eksik olan yalnızca oranı performansa bağlayan mali mevzuat.
- Tanı ücretsizse kapı açılıyor. Tokyo'nun ücretsiz sismik tanısı, mal sahibinin en büyük psikolojik bariyerini — "ya riskli çıkarsa masraf kapısı açılır" korkusunu — ortadan kaldırıyor. Türkiye'de tespit masrafının malike ait olması, tam tersi yönde çalışıyor.
- Program takvimi kuşak ölçeğinde olmalı. Japonya 1995'te başladığı işi 2030 hedefiyle sürdürüyor. Oranı ve kuralı sık değişen teşvik, yatırımcıya "bekle, belki daha iyisi gelir" dedirtiyor — İtalya'nın oran indirimlerinden önceki talep dalgalanmaları bunun kanıtı.
- Teşvik edilen yöntemler hızlı ve yerinde uygulanabilir olanlar. Tokyo'nun piloti programında da İtalya'nın apartman projelerinde de ortak tema, bina sakinleri içindeyken uygulanabilen yöntemlerin öne çıkması.
Tam bu noktada karbon fiber devreye giriyor. Ürettiğimiz GAMA UD-24 300 gibi tek yönlü kumaşlar 300 g/m² ağırlığında ve 0,30 mm kalınlığında; ≥4.200 N/mm² çekme dayanımıyla kolon sargılamada elemanın sünekliğini — kalıp kurmadan, ağır iş makinesi getirmeden, binayı haftalarca boşaltmadan — artırıyor. Karbon plaka sistemleri de kiriş ve döşemelerde aynı ilkeyle çalışıyor. Yöntemlerin tamamını bina güçlendirme yöntemleri rehberimizde karşılaştırmıştık.

Sahadan not: 2021'de İzmir'de, 2020 Seferihisar depremi sonrası orta hasar almış bir binada 40'a yakın kolonu CFRP ile sargıladık. İşin tamamı altı hafta sürdü ve bina bir gün bile boşaltılmadı; sakinler akşam eve geldi. Aynı kapasite artışını mantolama tarzı betonarme büyütmeyle sağlasaydık süre üç katına, kat alanı kaybı her kolonda yaklaşık yarım metrekareye çıkacaktı. Japonya'nın "oturur hâlde güçlendirme" ısrarını sahada her uygulamada yeniden anlıyoruz.
Karbon fiberin bu tabloda neden güçlü bir aday olduğunu merak ediyorsanız, karbon fiber güçlendirme nedir yazımız iyi bir başlangıç; keşiften uygulamaya sürecin tamamını ise karbon fiber bina güçlendirme rehberimizde topladık.
Binanız veya projeniz için hangi teşviklerden yararlanabileceğinizi ve doğru güçlendirme yaklaşımını birlikte konuşalım.
Ücretsiz DanışmanlıkSıkça Sorulan Sorular
Sismabonus nedir?
Sismabonus, İtalya'da mevcut binalarda deprem riskini azaltan güçlendirme harcamalarının bir bölümünün gelir vergisinden düşülmesini sağlayan devlet teşvikidir. 2013'te kuruldu; katastral birim başına 96.000 € harcama tavanına kadar uygulanır ve indirim yıllara yayılan taksitlerle kullanılır.
İtalya'da güçlendirme vergi indirimi 2026'da yüzde kaç?
2026'da ana konutlarda %50, diğer konut ve binalarda %36 oranında vergi indirimi uygulanıyor. 2027'den itibaren oranlar sırasıyla %36 ve %30'a düşecek. Geçmişte risk sınıfı atlatan projeler %70–85, 2020'de başlayan Supersismabonus döneminde %110'a kadar indirim alabiliyordu.
Japonya'da bina güçlendirme zorunlu mu?
Kısmen. 1995 tarihli Güçlendirmeyi Teşvik Yasası'nın 2013 revizyonu, çok sayıda insanın kullandığı büyük binalarda sismik tanıyı zorunlu kıldı ve sonuçların kamuya ilanını şart koştu. Güçlendirmenin kendisi çoğu binada hâlâ mülk sahibinin kararıdır; devlet bu kararı sübvansiyon ve vergi indirimleriyle destekler.
Türkiye'de bina güçlendirme için devlet desteği var mı?
Var. 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapılarda bağımsız bölüm başına faiz destekli güçlendirme kredisi kullanılabiliyor; Bakanlığın güncel uygulama kılavuzunda üst limit 240.000 TL (2023 destek paketinde 320.000 TL'ye çıkarılmıştı, limitler güncellenebiliyor). Aylık %0,50 faiz desteği ve 180 aya kadar vade uygulanıyor. Kira ve taşınma yardımları ise ağırlıklı olarak dönüşüm (yık-yap) sürecine bağlı.
İtalya ve Japonya'da hangi güçlendirme yöntemleri öne çıkıyor?
İki ülkede de bina kullanımdayken uygulanabilen, hafif ve hızlı yöntemler öne çıkıyor: karbon fiber (CFRP) sargılama ve plaka uygulamaları, çelik çapraz elemanlar, betonarme perde ilavesi ve Japonya'da sismik izolasyon. Yöntem seçimini binanın performans analizi belirliyor; teşvik sistemleri de bu analizi şart koşuyor.
Türkiye'nin modeli İtalya ve Japonya'dan nasıl ayrılıyor?
Üç temel farkla: Türkiye'de teşvikin ağırlığı güçlendirmede değil yıkıp yeniden yapmada; destek vergi indirimi veya hibe yerine ağırlıkla krediye dayanıyor; ve güçlendirme sonuçlarını izleyen merkezî bir istatistik sistemi yayınlanmıyor. Buna karşılık TBDY 2018'in performans analizi altyapısı, İtalya'nın risk sınıfı modeline benzer bir sisteme teknik zemin sunuyor.
Deprem kuşağındaki üç ülke, aynı soruya üç farklı cevap vermiş. İtalya parayı kanıta bağlamayı, Japonya sabrı ve zinciri tamamlamayı, Türkiye ise ölçeğin büyüklüğünü öğretiyor. Kesişim kümesi net: güçlendirme ancak finansal olarak erişilebilir, teknik olarak kanıtlanabilir ve bina kullanımdayken uygulanabilir olduğunda kitleselleşiyor. Üretici olarak bizim payımıza düşen üçüncüsü — ilk ikisini konuşmaya da her zaman hazırız.
Kaynaklar ve Referanslar
- Agenzia delle Entrate — Sisma bonus
- MLIT — Güçlendirmeyi Teşvik Yasası bilgilendirme belgesi
- Tokyo Metropolitan Government — Sismik güçlendirme sübvansiyon programı
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
- ÇŞİDB — Riskli Yapı Malikleri Uygulama Kılavuzu
- ÇŞİDB — Türkiye'de 6 milyon bağımsız birim risk altında açıklaması
- ÇŞİDB — Yarısı Bizden kampanyası destek tutarları
- INGV — İtalya sismik bölge sınıflandırması
- Seismic Regulation for Buildings in Japan — akademik inceleme (PMC)
- Factors Associated with Earthquake Deaths in the Great Hanshin-Awaji Earthquake
Dr. Müh. Barış DARYAL tarafından hazırlanmıştır.
Gama Metalurji — Teknik Takviye Sistemleri · 2009'dan beri karbon fiber güçlendirme sistemleri üreticisi